Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye-ABD Yuvarlak Masa Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin derinleşme potansiyeli taşıdığını belirtti. Ticaret hacminin 100 milyar dolara ulaşması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye-ABD Yuvarlak Masa Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, iki ülke arasındaki ekonomik işbirliğinin derinleşme potansiyeli taşıdığını belirtti. Yılmaz, TOBB ve ABD Ticaret Odası arasındaki işbirliğinin diyaloğu ve ortaklık zeminini geliştirdiğini vurguladı.
Yılmaz, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ortaklığın ekonomik ilişkiler için güçlü bir zemin sunduğunu ifade etti. Karşılıklı güvene dayanan bu yapının, yatırım ve ticaret ilişkilerinin derinleşmesine imkan tanıdığını kaydetti.
Türkiye-ABD ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını hatırlatan Yılmaz, hedefin 100 milyar dolar olduğunu söyledi. Bu yılın ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık ticaret hacminin gerçekleştiğini ve bunun 100 milyar dolarlık hedef için güçlü bir potansiyele işaret ettiğini aktardı.
Ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının önemine değinen Yılmaz, özellikle enerji ve savunma alanındaki işbirliklerinin dış ticaret açığını artırdığını belirtti. Ticari ilişkileri çeşitlendirerek ve katma değeri yüksek alanlara yönelerek daha dengeli bir büyüme hedeflendiğini dile getirdi.
2003-2025 döneminde ABD’den Türkiye’ye gelen doğrudan yatırımların yaklaşık 16 milyar dolar olduğunu belirten Yılmaz, ülkede 2.300’den fazla ABD sermayeli firmanın faaliyet gösterdiğini söyledi. Türk firmalarının ABD’deki doğrudan yatırımlarının ise 14 milyar dolara ulaştığını ve yatırımlarda dengeli bir ilişki olduğunu ifade etti.
Yılmaz, ABD’nin küresel yatırım ortamı, iş yapma kolaylığı ve stratejik konumuyla Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını vurguladı. Türk firmalarının ABD’deki performansının da dikkat çekici olduğunu ve bu ivmenin süreceğine inandığını belirtti.
Amerikan yatırımlarının dijital altyapı, bilişim ve AR-GE alanlarında yoğunlaşmasının kıymetli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, finansal teknolojiler, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi alanlarda güçlü işbirliği potansiyeli olduğuna inandığını kaydetti.
Halkbank konusunda memnuniyet verici ilerlemeler sağlandığını belirten Yılmaz, diğer konularda da ilerleme sağlanmasını temenni etti. Savunma sanayisinde daha güçlü bir işbirliği zemininin oluşması için ihracat kontrollerine ilişkin süreçlerin daha yapıcı ele alınması gerektiğini ifade etti.
Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte projeler hayata geçirebileceğini belirten Yılmaz, Uzak Doğu’dan gelen rekabet baskısına karşı korumacılığın tek başına yeterli olmadığını, yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin önemini vurguladı. Amerikan firmalarının finansal imkanları ve teknolojik gelişmişlik düzeyleri ile Türk firmalarının dinamik yapısının birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine inandığını söyledi.
Türkiye ekonomisinin küresel belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilediğini kaydeden Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın kararlılıkla hayata geçirilmeye devam ettiğini belirtti. Doğru bir programla hedeflere ulaşılabileceğini ifade etti.
Yılmaz, Türkiye’nin çevresindeki çatışmalara rağmen istikrarını koruyan bir ülke konumunda olduğunu ve barışı, müzakereyi savunduğunu söyledi. İran’daki savaşın bölgesel ve küresel ekonomiye önemli yansımaları bulunduğunu, ancak Türkiye’nin tedarik sistemlerinin çeşitlendirilmiş olması nedeniyle arz sıkıntısı yaşamadığını belirtti. Fiyat etkilerini sınırlamak için gayret gösterildiğini ifade etti.
Savaş sonrası yeni bölgesel ortamda Türkiye’nin önemli fırsatlar ve imkanlar yakalayacağına inanan Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan yeni imkanları değerlendirmek için hazırlık yapıldığını söyledi. Önümüzdeki günlerde yatırımcı dostu yeni açılımlar yapılabileceğinin sinyalini verdi.
Otomotiv, savunma ve müteahhitlik sektörlerindeki başarıların Türkiye’nin küresel üretim ve ticaret sistemindeki konumunu güçlendirdiğini belirten Yılmaz, Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerinin daha ileri bir noktaya taşınması için güçlü bir zemin bulunduğunu ve iş dünyalarının doğrudan temasının kritik önemde olduğunu vurguladı.
ABD’nin ticaret politikalarındaki adımlarını takip ettiklerini bildiren Yılmaz, Section 232 kapsamında uygulanan tedbirler gibi düzenlemelerin dikkatle ele alınması gereken başlıklar arasında olduğunu söyledi. Türkiye’nin yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediğini, dijital hizmetler vergisi oranının düşürülmesi gibi adımlarla ticari ilişkilerin sağlıklı ilerlemesine katkı sunduklarını belirtti.
Türkiye’nin ABD ile ticaretinde açık veren bir ülke olduğu gerçeğinin ticaret politikası kararlarında daha güçlü şekilde dikkate alınmasının hakkaniyetli olacağına inanan Yılmaz, Türkiye’ye uygulanan ilave tarifelerin gözden geçirilmesi yönündeki beklentiyi ifade etti. Bu tür adımların hem Türkiye hem de ABD firmaları için olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını söyledi.
İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zeminde ilerlemesi için karşılıklı diyaloğa ve temaslara büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, Türkiye’nin üretim gücü, stratejik konumu ve dönüşüm iradesiyle küresel ekonomide daha etkin bir rol oynama yolunda ilerlediğini ifade etti. İş dünyaları arasındaki bağların somut ve kalıcı ortaklıklara dönüşmesinin bu sürecin itici gücü olacağını söyledi.
Toplantının ardından, iki ülke arasındaki ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmeyi hedefleyen mutabakat zaptı imzalandı. Toplantıya TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ABD Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Khush Choksy ve ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı Hamdi Ulukaya da katıldı.
Gerçek İstanbul, İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini doğru, tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Gündemin nabzını tutan içerikleriyle güvenilir bilgiye ulaşmanızı sağlar.
Yorum Yap