ABD ve İran arasında nükleer müzakerelerde çerçeve anlaşma ihtimali artıyor. Arabulucular aracılığıyla yürütülen temaslarda ilerleme kaydedilirken, 21 Nisan’daki ateşkes süresi kritik önem taşıyor.
ABD ve İran arasında nükleer müzakerelerin ikinci turu için henüz net bir tarih ve yer belirlenmezken, taraflar 21 Nisan’daki ateşkes süresi dolmadan bir çerçeve anlaşmaya varmak için arabulucular aracılığıyla temaslarını yoğunlaştırdı. Pakistan, Mısır ve Türkiye’nin arabuluculuk çabaları sürerken, ilerleme kaydedildiği belirtildi.
Adı açıklanmayan iki ABD’li yetkili, müzakerelerde önemli bir ilerleme kaydedildiğini ve ateşkes sona ermeden bir çerçeve anlaşmanın netleşmeye başladığını ifade etti. Yetkililer, ciddi görüş ayrılıklarının anlaşmanın kesinliğini etkileyebileceği uyarısında bulunurken, ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakere ekibinin İranlı yetkililer ve arabulucularla yoğun telefon trafiği yürüttüğünü ve taslak metinler üzerinde çalıştığını belirtti. Bir yetkili, “Tüm ülkelerle telefon diplomasisi yürütüyorlar ve anlaşmaya yaklaşıyorlar” şeklinde konuştu.
ABD’li yetkililer, kapsamlı anlaşmanın detaylarının görüşülebilmesi için ateşkesin uzatılması gerektiğini vurguladı. Bir yetkili, “Detaylar karmaşık, bu iki günde yapılabilecek bir şey değil” diyerek, ateşkesin uzatılması konusunda henüz resmi bir mutabakat olmadığını kaydetti. Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı’na uyguladığı deniz ablukası ve İran ekonomisindeki derinleşen krizin, Tahran üzerindeki baskıyı artırdığı savunuldu.
Yetkililer, İran’ın ekonomik durumunun iflas noktasına geldiğini belirterek, “İran’ın parası yok, iflas etmiş durumda. Biz de biliyoruz, onlar da bizim bildiğimizi biliyor” ifadelerini kullandı. Günlük yaklaşık 1,5 milyon varil petrol ihraç eden ve bu yolla yaklaşık 140 milyon dolar gelir elde eden İran’da, ablukanın bu geliri hızla sıfırlayabileceği değerlendiriliyor. Hark Adası’ndaki petrol işleme tesislerinin de abluka nedeniyle devre dışı kalabileceği, İran’ın petrol üretememesi halinde üretimi durdurmak zorunda kalabileceği ve bunun uzun vadeli ekonomik hasara yol açabileceği belirtildi. Bir yetkili, “Petrolüyle bilinen bir ülkenin petrol üretememesi ne anlama gelir? Bu, Venezuela’nın Nicolas Maduro döneminden bile daha kötü olur” dedi.
Adı açıklanmayan Pakistanlı bir yetkili ise, “Anlaşma yapılıp yapılamayacağını bekleyip göreceğiz. Umutluyuz ve her iki tarafı da bu yönde teşvik etmeye çalışıyoruz” açıklamasında bulundu.
Gerçek İstanbul, İstanbul başta olmak üzere Türkiye ve dünyadan son dakika gelişmelerini doğru, tarafsız ve hızlı habercilik anlayışıyla okuyucularına sunan dijital haber platformudur. Gündemin nabzını tutan içerikleriyle güvenilir bilgiye ulaşmanızı sağlar.
Yorum Yap